Noterin Anlamı

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Noter Latince işaretlemek, belirtmek, yazılı kayıt, yazılı belge demek olan “nota” kökünden gelmekte olan “Notarius” sıfatının isimleştirilmesidir ve kavram olarak, yazıcı anlamına gelmektedir. Noterliğin tarihsel geçmişini insanlığın tarihi geçmişine kadar dayandırmak mümkündür. Zira noter ve noterlik mesleği kamuya mal olmuş, insanlar arasında güven unsurunu telkin eden bir yapıda her zaman için önemini muhafaza etmiştir. Tarihsel süreç içerisinde noterlik mesleği hukuk düzenlerinin yapısına bağlı olarak değişik ad ve statüde önemini daima korumuştur. Biz buradaki incelememizde öncelikle yabancı hukuk düzenlerindeki noterliğin gelişimine tarihsel perspektif içerisinde bakmak istiyoruz. Şunu vurgulamak gerekir ki, günümüzde uygulanan noterlik sistemleri bağlamında batı hukuk sistemlerinin bunda büyük etkisi olmuştur.

 

Kaynak : Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

Roma Noteri

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Bugünkü anlam ve işleviyle olmasa dahi, modern hukuk sistemlerindeki müessesesinin temelini oluşturan “kişiler arasındaki özel hukuk işlemlerine resmiyet verilmesi” ne ilk olarak roma Hukukunda ve bölge olarak da kuzey İtalya’da rastlamaktayız. Bu müessese, özellikle ilk dönemlerde birbirinden bağımsız iki ayrı kökten doğmuştur. Bir taraftan, hem hızlı hem de güzel yazı yazanlar arasından seçilen kimseler ( genellikle köleler), ki bunlar daha sonraki gelenek çerçevesinde “tabellio” olarak adlandırılırlar, kamusal yazılar yanında özel kişiler arasındaki hukuki işlemleri de belgelendirmişler ve sözleşmeleri tanzim etmişlerdir. Bu kimselerin bugünkü anlamına yakın olarak, serbest meslek erbabı olduğu söylenebilir. Müessesenin diğer kökü ise, özellikle kilise kalemleri ile şehir idareleri (belediyeler) nezdinde görev yapan “resmi katiplere” dayanmaktadır. Bu resmi katiplerle nezdinde görev yaptıkları kurumlar arasında bağımlı bir hizmet ilişkisi bulunmaktaydı. Bu kimseler aynı zamanda kişiler arasındaki özel belgelerin kaydı ile özel hukuk işlemlerinin yazıya dökülmesi görevini de yürütmüşlerdir.

Söz konusu bu iki kökün bir sentezi sonucu modern anlamda noterlik müessesesi Roma Hukukunda ortaya çıkmıştır. Justinian döneminde Tabellionların görev ve organizasyon olarak hukuki bir düzenlemeye kavuşmasından sonra 11. yüzyıl sonlarından itibaren ilk noter okulları da kurulmuştur. Özellikle İmparator Friedrich Barbarossa (1152-1190) ve Papa III.Alexander (1159-11981) danemlerinde resmi noterlik Roma Hukukunun etkisi altında kalan hukuk sistemleri içinde de yaygınlaşmaya başlamıştır. İlk olarak Papa III.Alexander tarafından Bologna Üniversitesinde noterlik dersleri verilmesinden sonra bu alan diğer üniversitelerde de bir bilim dalı olarak kabul edilmeye başlamıştır. Papa III. Alexander, noter işlemlerinin, tanıkların ölümünden sonra dahi ispat gücüne sahip olduklarını bir deklerasyon ile bildirmiştir. İmparator tarafından noter atanmasına ise ilk olarak 1186 ve 1191 yıllarında rastlanmaktadır.

 

Kaynak : Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

Almanya Noteri

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Noterlik müessesesinin Alman Hukukuna girişi, Roma ve Kanon Hukuklarının resepsiyonu (iktibası) sayesinde 4.Laterankonzilden itibaren noterlerin kilise mahkemeleri nezdinde görev yapmalarını öngören Kanon Usul Hukuku, bu süreçteki en önemli adım olmuştur. Bu nedenledir ki, Alman Hukukunda noterlere ilk olarak 1274 yılından itibaren kilise mahkemelerinde rastlamaktayız. Bununla birlikte, kilise mahkemeleri nezdinde görev yapan noterler, bu dönemde de, adı geçen mahkemeler dışında da belgelendirme faaliyetinde bulunmuşlardır. Roma Hukukundaki gelişim süreci doğrultusunda, modern anlamda noterlik müessesesi zamanla Alman hukukunda tamamiyle benimsenmiştir.

Günümüzde Alman hukukunda noterlik mesleği dörtlü bir yapı ile düzenlenmiştir. Bunlar; yalnız noter (Nur Notar), hakim noter, devlet memuru noter ile avukat noter (anwaltsnotar)’dir.

Yalnız noter (Nur Notar) Bnoto 8’e göre, noterlik sıfatına sahip olan kişi olup, yalnızca noterlik mesleğini ifa edebilmektedir. İkinci bir mesleğin noterlik mesleği ile burada birleşmesi mümkün değildir. Hakim noter, tereke ve tapu sicili hakiminin aynı zamanda noterlik işlemleriyle görevlendirildiği hallerde söz konusudur.Devlet memuru noter, tam bir hukuk eğitiminden geçmiş devlet memurlarının (örneğin yüksek dereceli memurların) noterlik görevini üstlenmiş olmasıdır. Avukat-Noter (Anwaltsnotar) ise, belirli bir süre avukatlık yapmış olan kişilerin ek olarak noterlik görevini üstlenmiş olmasıdır. Burada avukatlık mesleği noterlik mesleği bir arada yerine getirilebilmektedir.

Kaynak : Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

Fransız Noteri

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Fransa’da ilk zamanlar Senyorlar tarafından, daha sonra mahkemelerce yürütülen noterlik işleri için Kral 9.Lui tarafından 1270 yılında Paris’e münhasır olmak ve ikişer kişi olarak çalışmak üzere altmış mutemet tayin edilmiştir. Kral 4. Hanri ise 1579 yılında resmi evrak tanzim ve tasdik işini gören kişileri birer kişi olarak noter ünvanıyla atanan ve babadan oğula geçen bir sisteme dönüştürmüştür. Kral 14. Lui 1766 tarihinde bu teşkilatı genişleterek noterlere kral armasını içeren mührü bağımsız olarak tasdik işlerinde kullanma yetkisini tanımıştır.

Aynı dönemde kralın, senyorların ve kilisenin de ayrı ayrı noterleri bulunmaktaydı. Krala mensup noterler Fransa’nın tamamında, sinyorlara mensup noterler ise sinyor arazisi içinde tanzim ve tasdik işlerini yaparken, kilise tarafından tayin edilen noterler kiliseler için çalışırlardı. 1789 Fransız ihtilalinden sonra ise noterliğin bugünkü kimliğini kazandığını görmekteyiz. 16.3.1803 tarihli Kanunla “notairpublic”adı altında kurulan noterliklere tayin edilen noterlerin yetkileri bulundukları vilayetlere hasredilmiş, daha önce krallık, sinyorluk ve kilise nezdinde yürütülen tanzim, tasdik ve tescil işleri, kaydı hayat şartıyla görev yapan noterlere verilmiştir. Bugün de noterlik hizmetleri iki farklı statüdeki noterlikler eliyle yürütülmektedir. Bunlar; Genel Hukuk Noterlikleri ile Yerel Hukuk Noterlikleridir

Kaynak : Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

İsviçre Noteri

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Roma hukukundaki noterlik müessesesinin İsviçre hukukuna girişi, Bologna Üniversitesinde öğretim gören İsviçreli öğrenciler aracılığıyla olmuştur. Bu öğrenciler terminoloji olarak noterliği ve müessese olarak da onun İtalya’daki tatbik edilişini kendi ülkelerine taşımışlar, ilk zamanlarda kilise ve devlet organları nezdinde, daha sonraları ise serbest noterler olarak görev yapmışlardır.

Günümüzde İsviçre’de noterlik yapılanması Federal yapıda ele alınmış değildir. Noterlik mesleğinin yapılanması tamamen Kantonlara bırakılmıştır. İsviçre’de 25 Kanton kendi belgesi içerisinde serbestçe noterlik mesleğine yönelik düzenlemelere yer vermiştir. Kantonların büyük bir bölümünde noterlik, serbest bir meslek olarak kabul edilmiştir. Nitekim Aargau, Basel-Sadt, Frieburg, Genf, Neuenburg, Uri, Tessin, Waadt, Wallis Kantonlarındaki düzenleme bu doğrultudadır. Graubünden, Luzern, Nidwalden ile Zug Kantonlarında noterlik memuriyet görevi yanında serbest noterler şeklinde yapılanmıştır. Öte yandan, Luzern, Zug ve Nidwalden Kantonlarında ise, bazı noterlik işlemlerinin yapılması açısından avukatların da görevlendirildiği görülmektedir. İsviçre Kantonlarında hangi noterlik biçimi benimsenirse benimsensin, noter sayısı bakımından sınırlı sayı prensibi (numerus clasus) geçerlidir

Kaynak : Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

Avusturya Noteri

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Avusturya hukukunda noterlik yapılanması diğer Avrupa ülkelerinde olduğu şekilde Latin noterlik sistemi tarzında olmuştur. Avusturya’da noterlik bir kamu hizmeti olarak kabul edilmiş olup, noterler devlet tarafından atanmaktadır. Noterler devlet memuru olmayıp, bağımsız çalışmaktadırlar. Avusturya’da, bu asıl işlevleri yanında yargısal nitelikli bir kısım görevleri bağlamında mahkeme komiseri olarak yerine getirmektedirler.

Avusturya’da noter olabilmek için diğer Avrupa ülkelerinde olduğu şekilde asgari bir eğitimden geçmiş olmak ve noterlik mesleğine atanabilmek için yeterli şartlara sahip olmak gerekir. Buna göre noter adayının, reşit olması, Avusturya vatandaşı olması, hukuk eğitimine başarıyla tamamlamış bulunması (Avus.NK. 6) ve onursuz davranışlar ve malvarlığını serbestçe yönetememe gibi engel bir halinin bulunmaması gerekir. Bu şartları haiz noter olmak isteyen ilgilinin, bir noter tarafından aday olarak kabul edilmesi gerekir. Noter, bu kabulü, ilgili eyalet noter odasına bildirmek zorundadır. Aday, yukarıda belirtilen koşulları taşıyorsa noter adayları listesine kaydedilir.

Aday bundan sonra en az üç yıllık staja tabi tutulur. Adayın noter olabilmesi için iki bölümden oluşan ve belli bir süre içerisinde tamamlanması gereken noterlik sınavını başarmış olması gerekir (Avus.NK. 6/I,c). Bu sınavın ilk kısmını aday, noter adayı olarak yaptığı stajın 18 ayından sonra başarmak zorundadır. Sınavın ikinci kısmını ise, yine stajın devam eden 12 ayından sonra gerçekleştirilmektedir.

Avusturya’da noterler tek başına çalışabildikleri gibi, büro ortaklığı tarzında bir yapılanmaya da sahiptirler. Buna göre, noterler, bir noter olabilme koşullarını taşıyan diğer noterler veya noter adayları ile noter ortaklığı kurabilirler (Avus.RK 22/I).

Kaynak Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

İngiliz Noteri

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

İngiltere’de noterler, başlangıçta kilise hukukunun memurları olarak İmparator ve Papa adına hareket ederlerdi. 12 nci yüzyılda İtalya’da İmparator ve Papanın noterlere evrensel etkinlikte bulunma yetkisini verdikleri kabul edilerek, resmi senetleri düzenleme yetkisi elde etmişler, 13 ncü yüzyılın ortalarına doğru Papalığın vergi tahsildarları olarak noterler İngiltere’ye gönderilmişlerdir. 14 ncü yüzyılın birinci yarısında giderek belli bir eğitim düzeyine erişen noterler, kendilerini İngiliz din çevrelerine kabul ettirmeye başlamışlardır. Londra noterleri, hemen sonra Latin tipi noterliğe has bir meslek odası kurmuşlardır. 15 nci asırdan itibaren ellerine geçen özel belgeleri muhafaza etmeye başlamışlardır.

İngiltere ve Galler ülkesinde klasik anlamda noter türüne rastlamak mümkün değildir. İngiltere’de noter iki kategoriye ayrılmaktadır. Bunlar; Londra kenti noterleri veya mukavelat muharriri noterler (Scrivener notaries) ve diğer noterler (Solicitor)’dır. Diğer noterler kendi aralarında genel ve mahalli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Londra noterlerinin iki mesleki kuruluşu vardır. Londra noterleri hiçbir zaman “Law Society” ve “Avukatlar Genel Konseyine” bağlanmamışlardır. Bunlar, gerçekte uluslar arası hukuk noterleridir. Yurt dışında sonuç doğuracak işlem ve sözleşmeler, bu noterlerin yetki alanına girmektedir.

İngiltere’de “Scrivener Notaries” dışında üç çeşit noter daha bulunmaktadır. Bunlar; kilise noterleri, genel noterler ve belgesel Noterler’dir. Kilise noterleri, kilise mahkemesi katipliği veya papazların hukuki işlerini yöneten katiplik işlerini yapmaktadırlar. Genel noterler, İngiltere ve Galler ülkesinin katiplik işlerini yapmaktadırlar. Genel noterler, İngiltere ve Galler ülkesinin her yerinde (Londra kenti dışında) çalışma imtiyazını elde etmiş noterlerdir. Bölgesel noterler, İngiltere’de Solicitor adı altında sınırları kesin olarak belirlenmiş bir bölgede mesleklerini yürütürler.

İngiltere’de noterlik sistemi çok yerleşmiş değildir. Noterlik hizmetine ülke içinde ihtiyaç duyulduğu pek söylemez. Bununla beraber noterlik işleminin resmiyeti ve delil olarak gücü, düzenlenmesinde ve onaylanmasında noterin üstlendiği rolün önemi yabancı ülkelerde kullanılacak belgeler ve bunun karşıtı yabancı ülkelerde düzenlenip İngiltere’de kullanılacak belgeler açısından uzun zamandan beri İngiliz hukukunca da kabul edilmektedir.

Kaynak : Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

Amerika’da Noter

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

AMERİKAN NOTERLİK SİSTEMİ İLE İLGİLİ BİLGİLER

 

 

NOTER NEDİR?

 

Noter nedir?

Devlet tarafından önemli belgelerin imzalanmasına şahitlik etmek ve yeminli ifade almak üzere atanmış sorumlu şahıstır.

 

Belgeler neden noter onayından geçirilir?

Sahtekârlığı caydırmak için. Tarafsız bir tanık (Noter) belgeleri imzalayanların, iddia ettikleri kişiler olmalarını ve sahtekâr olmadıklarını temin eder. Noter, imza sahiplerinin anlaşmaları bilerek ve isteyerek yaptıklarından emin olur.

 

Her türlü belge noter tarafından onaylanabilir mi?

Bir belgenin noter onayından geçebilmesi için, 1) bir şekilde imzalayanla ilgili bir metni, 2) belgeyi imzalayanın orijinal imzasını (fotokopi olmaz) 3) doğrudan belge üzerinde veya ilişikte bir noterlik ‘belgesini’ ihtiva etmesi gerekir. Noter, belgeyi doldurur, imzalar, sonra noter onayını tamamlamak için mührünü basar.

 

Noter onayı hukuken gerekli midir?

Birçok belge için evet. Bazı yazılı ifadelerin, tapu senetleri ve diğer belgeler noter tarafından onaylanmadıkları takdirde yasal olarak bağlayıcı olmayabilirler.

 

Noter imzalayanın kimliğini nasıl tespit eder?

Genelde, Noter, üzerinde fotoğraf, fiziksel tanım ve imza bulunan geçerli bir kimlik belgesini görmek ister. Sürücü ehliyeti, askeri kimlik veya pasaport genellikle kabul edilir.

 

Noter onayının ücreti ne kadardır?

Ücret genellikle değişir, ancak bazı eyaletlerde 10 dolarken bazılarında eyaletin kanuna göre 50 sent kadar düşük olabilir.

 

Noter onayı bir belgenin “gerçek” veya “yasal” olduğunu mu gösterir?

Hayır. Noterler onayladıkları belgenin doğruluğundan veya yasallığından sorumlu değildirler. Noterler, imzalayanların kimliğini tasdik ederler. İmzalayanlar, belgenin içerinden sorumludurlar.

 

Noter yasal tavsiye veya hukuki belge taslağı verebilir mi?

Kesinlikle hayır. Avukat olmadığı sürece, Noterin başkaları için yasal belge hazırlaması veya yasal danışman olarak hareket etmesi yasaktır. Bu hususu ihlal edenler, hukuki ehliyetin yetkisiz kullanımından dolayı para veya hapisle cezalandırılabilirler.

 

Noter göçmenlik belgelerini onaylayabilir veya hazırlayabilir mi?

Sadece Kefaletname (I-134) gibi bazı göçmenlik formlarının noterden onaylanması gerekir. Göçmenlik ve Vatandaşlık Servisi (INS) yönetmelikleri, hiç kimsenin avukat olmadığı veya ABD Adalet Bakanlığı tarafından onaylanmış bir ‘akredite temsilci’ olmadığı sürece başka birinin göçmenlik belgelerini hazırlayamayacağını belirtmektedir. Avukat olmayanlar, yasal tavsiye verilmediği sürece INS formlarıyla ilgili yazma, sekreterlik veya çeviri yardımı sağlayabilir. Bununla beraber, hangi formların doldurulacağını seçmenin bile hukuki uygulama teşkil edebileceğini, çünkü INS formlarının doldurulmasının başvuru sahibi üzerinde önemli etkiye neden olacak yasal sonuçlar oluşturduğunu belirtmektedirler.

 

Noter hizmet vermeyi reddedebilir mi?

Noter imzalayanın kimliğinden, istekliliğinden veya genel ehliyetinden emin değilse veya sahtekârlıktan şüphelenmek için iyi bir gerekçesi varsa evet. Noterler ırk, din, milliyet, yaşam tarzı veya kişinin müvekkil veya müşteri olmaması dolayısıyla herhangi bir kişiye hizmet vermeyi reddedemezler. Hiçbir ayrımcılık, bir kamu görevlisine uygun bir politika değildir.

 

ABD Noterinin Notario Publico’dan farkı nedir?

ABD Noteri Latin Notario Publico ile aynı değildir. Latin Amerika’da Notario Publico hakim veya avukat gibi yüksek mevkide bir memurdur. Notario Publico ‘nun aksine, ABD Noterinin, avukat olmadığı sürece, yasal belgeler hazırlaması göçmenlik veya diğer konularda tavsiyede bulunması yasaktır.

 

Noterlerin gerçekleştirdikleri illegal veya uygunsuz fiilleri nereye rapor edebilirim?

Her türlü suç veya illegal faaliyet polise veya ilgili eyalet Noterlik düzenleme memurluğuna (eyalet bakanlığı, vali, vali yardımcısı veya başsavcı) rapor edilmelidir. Ya da Ulusal Noterler Birliği’nin tüketicilerin ahlaksız veya bilgisiz Noterlerin gerçekleştirdikleri yakışıksız uygulamaları rapor etmelerine yardımcı olmak için kurulan bir program olan NOTARY – CONSUMER WATCH’a yazabilirsiniz. NOTARY CONSUMER WATCH, suçları araştırmaz veya yasal tavsiyede bulunmaz. Noterlerin fiillerinden zarar gören tüketicileri ilgili mercilere yönlendiren bir kamusal yardım programıdır.

 

Ulusal Noterler Birliği

Bu broşür kar amacı gütmeyen bir eğitim kuruluşu olan Ulusal Noterler Birliği tarafından geliştirilmiş ve basılmıştır.

 

1957 yılından bu yana NNA, bugün sayıları yaklaşık 4.3 milyona ulaşan Notere, Noterlik kanunları, gelenekleri ve uygulamaları konusunda hizmet vermiştir. Dernek, Noterler hakkında yayınladığı bilgiler ve üye Noterler verdiği hizmet ve destekten dolayı geniş bir kesimce tanınmaktadır.

 

Ulusal Noterler Birliği ve üyelik hakkında daha fazla bilgi için NNA’yı telefonla arayabilir veya mektup yazabilirsiniz.      

 

                                                                                  ULUSAL NOTERLER BİRLİĞİ

                                                                                  A Nonprofit Educational Organization

                                                                                  9350 De Soto Avenue, P.O. Box 2402

                                                                                  Chatsworth, CA 91313-2402 USA

                                                                                  Telefon: 1-818-739-4000

       

 Kaynak : Mersin Noter Odası

Prof. Dr. ÖMER ULUKAPI – Noterlik Mesleği Noterin Hak ve Yükümlülükleri

Atatürk’ün Vasiyeti

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Atatürk’ün vasiyetnamesini nasıl düzenlendiğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak şöyle anlatmıştı;

“1938 senesi sonbaharı, Dolmabahçe Sarayı’ndayız. Bir sabah Atatürk’ün yatak odasına girdim. Büyük adam, yatağında başı biraz yüksekte arka üstü yatıyordu. Salonu solgun bir güneş kaplamıştı. Yüzü fildişi rengindeydi. Çehresi her gün biraz daha zayıflayıp uzuyor, o gök mavisi gözleri irileşiyordu.

Ben yatağının ayak ucuna doğru, gösterdiği yere oturdum. Her zaman ki suallerini tekrarladı:

“Ne haber?”

O günlerde Avrupa’da siyasi hava çok bozulmuştu. Atatürk umumi endişelere ve bir takım tehlikeli belirtilere rağmen, Almanların henüz, İtalyanların ise hiç hazırlanmamış olduklarını ileri sürerek müsterih bulunuyor. O sene harp olmayacağını, ihtilafların behemahal bir pamuk ipliğine bağlanacağını, harbi ancak 1939 senesinde veya ondan sonraki senelerde beklemek lazım geldiğini söylüyorlardı.

Son yirmi dört saat zarfında günlük meselelere dair gelen haberleri hülasa ettim. Görüşünü teyid eder mahiyette olan bu haberleri alaka ile dinliyor, ara sıra bazı şeyler soruyor ve kısa cümlelerle mütalaalar beyan ediyordu. Böyle olmakla beraber düşünceli ve heyecanlı olduğu belliydi.

Sözlerimi bitirince sağ kolunu bana doğru uzattı. Doktorlar, kati lüzum olmadıkça kuvvet sarfetmesini yasakladıkları için hareketlerinde yardım ediyorduk. Elini tuttum, doğruldu, yatağının içinde bağdaş kurdu. Birkaç dakika denize ve karşı sahile baktı. Belliydi ki heyecanını yenmeye çalışıyordu. Gözlerini bana çevirdiği zaman, uzun kirpiklerinin ıslandığını farkettim. Bütün hastalığı boyunca yanımda gösterdiği yegane zaaf (eğer bu ulvi sükunete zaaf demek uygunsa) buydu. Sonra önüne baktı ve ağır ağır konuşmaya başladı.

“Bu yolda konuşmak benim içinde, senin için de, ağır bir şey ama başka çaremiz yoktur. Konuşmaya mecburuz çocuk. Hani seninle ara sıra bir işimizden bahsederdik. Hatta bunun içinde kanun çıkarılmıştı: Şu vasiyetname meselesi. Bugün yarın o işi bitirmeliyiz. Nasıl olsa bir gün karnımdan su alınacaktır. Ne olur ne olmaz. Bağırsaklardan biri delinebilir, başka bir arıza olabilir. Herhalde ihtiyatlı olmalı.”

ATATÜRK’ÜN VASİYETİNİ NOTER’E VERİŞİ

“Atatürk, 6 Ekim 1938 ‘de Noter’in getirilmesini istemişti. Noter İsmail Kunter Bey, Prof. Neşet Ömer Bey ve ben, yatak odasının altındaki bir odada huzuruna girebilme emrini bekliyorduk. Bu daveti alınca hep beraber üst kata çıktık ve yatak odalarına girdik.

Vaziyeti şöyleydi; yataktan çıkmış, ipek bir pijama ve yine kırmızı ipek bir rob döşambr giymiş, boynuna koyu vişne renginde ipek bir eşarp bağlamıştı. Denize bakan pencerelerin önüne koydurduğu bir şezlongun üzerine oturmuş sigara içiyordu.

Bizi görünce hafifçe kımıldandı: “Buyrunuz..” dedi.

Tam karşısına koydurduğu sandalyelerde üçümüze de yer gösterdi. Hatırımda kaldığına göre Noter İsmail Kunter Bey ile, yeni çıkmış olan Noter Kanunu ve İstanbul’daki noterler üzerine görüştü. Getirilen kahvelerin içilmesini bekledi. Sonra önündeki sigara masasının koyduğu kapalı zarfı aldı:

” Bu benim vasiyetnamemdir. İcap ettiği zaman muamelesini yaparsınız…” diyerek zarfı notere verdi.

ATATÜRK’ÜN VASİYETNAMESİ’NİN TAM METNİ

Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleriyle Çankaya’daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi’ne atideki şartlara, terk ve vasiyet ediyorum:

1. Nukut ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2. Her seneki gibi nemadan, nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule’ye ayda bin, Afet’e 800, Sabiha Gökçen’e 600, Ülkü’ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile’ye şimdiki yüzer lira verilecektir.

3. Sabiha Gökçen’e bir ev de alınabilecek, ayrıca para verilecektir.

4. Makbule’nin yaşadığı müddetçe Çankaya’da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.

5. İsmet İnönü’nün Çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.

6. Her sene nemedan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.

Kaynak : Ortamcil C o m

Değerli Kağıt

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

14 Temmuz 2009 SALI-Resmî Gazete Sayı : 27288 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından:

DEĞERLİ KAĞITLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SAYI: 2009-2)

Bilindiği üzere 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununun 2343 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinde,

“Bu Kanuna bağlı tabloda yazılı kağıtlar ve belgeler “değerli kağıt” sayılır.

Bu Kanunun kapsamına giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak olan değerli kağıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili usul ve esasları ve bu kağıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, 210 sayılı Kanuna ekli ve 5281 sayılı Kanunla değişik Değerli Kağıtlar Tablosunda yer alan değerli kağıtların bedelleri, 15/7/2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden tespit edilmiş ve aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Değerli Kağıdın Cinsi Bedel (TL)

1 – Noter kağıtları:

a) Noter kağıdı 4.90

b) Beyanname 4.90

c) Protesto, vekaletname, re’sen senet 9.80

2 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)

3 – Pasaportlar 135,00

4 – Yabancılar için ikamet tezkereleri 135,00

5 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)

6 – Nüfus cüzdanları 4.50

7 – Aile cüzdanları 45,00

8 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)

9 – Sürücü belgeleri 60,00

10 – Sürücü çalışma belgeleri (karneleri) 60,00

11 – Motorlu araç trafik belgesi 60,00

12 – Motorlu araç tescil belgesi 45,00

13 – İş makinesi tescil belgesi 45,00

14 – Banka çekleri (Her bir çek yaprağı) 3,00

Yukarıdaki tabloda belirtilen değerli kağıtlar 15/7/2009 tarihinden itibaren muhasebe birimleri, yetkili memurlar, noterler ve noterlik görevini yapan memurlar ile bankalar tarafından yukarıda belirtilen yeni bedelleri üzerinden satılacaktır.

Muhasebe birimlerinde ve yetkili memurlarda, mevcut değerli kağıtların yeniden değerlendirilmesi ve muhasebeleştirilmesi işlemleri Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.

Tebliğ olunur.

Kaynak Alomaliye sitesi

Sonraki yazılar »