Noter Katiplerinin Talepleri

Noter Katiplerinin Talepleri

15 Aralık 2009 Yazan admin  
Kategori Duyurular

Değerli meslektaşlarım;

Öncelikle saygı ve selamlarımı sunuyorum.

Uzun zamandır niyetlendiğim ancak bir türlü yazmaya, ifade etmeye fırsat bulamadığım ve bizleri cidden çok ilgilendirdiğini düşündüğüm bir konuyu burada gündeme getirerek kısaca ifade etmek istiyorum. Görüş ve düşüncelerimizi açık bir şekilde ifade etmemizin hepimizin yararına olduğu gibi, özellikle bu güzide mesleğimizin saygınlığının da daha yukarılara taşınmasına çok çok katkı sağlayacağını düşünüyorum. Tüm meslektaşlarımızın görüş ve düşüncelerini paylaşmaları, ifade etmeleri ümidi ile burada, bu düşüncelerimi siz değerli meslektaşlarım ile paylaşma fırsatı verdiği için sitemiz kurucusu Sayın İstanbul 36. Noterliği Başkatibi Muharrem ŞEKER Bey’e, site yönetimine ve emeği geçen tüm meslektaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Noterlik Kanunu ve Noterlik Kanunu Yönetmeliği gereğince bizler, Noter’in dairede bulunmadığı zamanlarda ve tayin dönemlerinde, Noterlik işlerini, hiç bir şekilde en küçük bir aksaklığa dahi mahal vermeden yürütüyoruz. Bize verilen görev ve yüklenen sorumluluklarımızı aynı ciddiyet ve titizlikle yerine getiriyoruz. Tek bir vücut oluyor birlikte hareket ediyoruz, tek bir dil oluyor aynı şeyi söylüyoruz, tek bir el oluyor aynı şeyi yazıyoruz.

Bize verilen görevlerimizi ifa ve icra ederken hukuki ve cezai sorumluluklarımızın da aynı şekilde devam ettiğini, bunlardan, her zaman gerektiği kadar, misli misline sorumlu tutulduğumuzu pekala hepimiz biliyoruz. Hukuki ve cezai sorumluluklarımızın bize neler getireceğini, bizden neler götürebileceğini malum olduğunuz düşüncesi ile burada uzun uzun yazmaya lüzum görmüyorum.

Bu kadar ağır bir yükün altına giriyor ve bu taşın altına bizlerde elimizi koyuyorsak, bizlerinde en azından bir Hukuki Mali Sorumluluk Sigortamızın, teminatımızın olması gerektiğini düşünüyorum. Hukuk mezunu değiliz belki ancak bir çok meslektaşımız birtakım farklı üniversitelerden mezun olmuş, yada uzun yıllar bu mesleğe gönül vererek gerçekten kendisini yetiştirmiş, gerekli bilgi ve beceriye sahip, vasıflı, verilen görev ve sorumlulukların bilincinde, aynı titizlikle görevini yerine getiren meslektaşlarımızdır. Bizler eğer bir işlemin yapılmasına karar veriyor ve işleme imzamızı atıyorsak, burada bir hukuk doğuyor demektir. Bu hukuk, bizim bilgi, beceri, tecrübe, yetenek, yerine göre görüş alarak verdiğimiz bu kararlarla doğduğu gibi attığımız bu imzanın bize bu yetkiyi veren Noterimizi de temsil ettiğinin ve doğabilecek sorumluluklara muhatap kıldığımızın bilincinde olduğumuzu söylemek istiyorum. Bununla beraber bu imzayı atmakla artık hukuki ve cezai sorumlulukların bizi bağladığını ve ömür boyu da bağlayacağını kabul etmiş oluyoruz. Bu sigorta sistemi üzerinde çalışılarak birtakım düzenlemeler yapılabilir ve bizlerin de hukuki mali sorumluluklarımızın belirli bir oranda teminat altına alınması gayet tabi sağlanabilir. En nihayetinde sigorta şirketi özel bir şirket olup, karşılıklı sözleşme imzalanarak bu teminat sağlanabilmektedir. Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı’mızın, idarecilerimizin, yöneticilerimizin, yetkili kurullarımızın bu hususta bir çalışma yapmalarının gerektiği konusunu ve bizimde bu konuda talebimizin olduğunu burada ifade etmek istiyorum.

Diğer bir taraftan ve bizi yine direkt olarak ilgilendiren çok önemli bir konuyu daha gündeme getirmek istiyorum. Noterlik Kanunu, Noterlik işlerini yürüten görevlinin özlük haklarını düzenlemiş ve hüküm altın almıştır. Noterlik Kanunu’nun 33. Maddesi, III fıkrasında :” … noterliği yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücret, noterlik gelirinden ödenir. Ancak, bu ücret noterliğin aylık safi gelirinin yarısından fazla olamaz. …” denilmektedir. Bu husus yine Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde de aynı şekilde düzenlenmiş, uygulanabilirliği kabul edilmiş, dolayısıyla da uygulanmasının Noterlik kurumunun lehine bir konu olduğu benimsenerek yönetmelik olarak hüküm altına alınmıştır. Noterlik işlemlerindeki, Noterlik dairesinin sevk ve idaresindeki, demirbaşların korunması vs.. tüm hususlardaki hukuki ve cezai sorumluluklarımız aynı şekilde ve misli misline devam ettiğine göre, hem verilen ücretlerin bir standardının olması, hem de vekalet ücretlerinin bu sorumluluklarımız nispetinde düzenlenmesi gerektiğini aynı zamanda bunun göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konu olduğunu burada dile getirmek istiyorum. Hep duyuyor ve biliyoruz ki, bir meslektaşımız yaptığı bir hatadan dolayı duruma göre, eski parayla ifade etmek istiyorum milyarlarca tazminatın muhatabı olabiliyor. Bu tazminatın yükü nispeti, imzayı atanın sıfat ve statüsü nispetinde değil, üçüncü şahısların gördüğü zarar yada ilgili yasalarca doğan tazminatın gerçek nispeti kadardır. Sorumlu kaldığımız tazmini yükü mevcut hali hazırda uygulanan bordro ile karşılayabilmemiz mümkün değildir. Bu pencereden bakarak daha isabetli ve en doğru tabloyu görebileceğimizi düşünüyorum. Üzerinde çalışma yapılması gereken en önemli konulardan birisinin de bu konu olduğunu burada tekrar tekrar ifade etmek istiyorum.

Mensubu bulunduğumuz bu güzide mesleğimizin ifa ve icrası da en az diğer mesleklerin ifa ve icrası kadar kutsaldır. Bunun yanında hukuki ve cezai sorumluluklarımızı masaya yatıracak olursak, başka hiçbir meslekte bu kadar ağır bir yükün, sorumluluğun kesinlikle olmadığını rahatlıkla görebiliyoruz ki zarar gören taraflara karşı bizi bir ömür boyu kurt gibi kemirecek olan vijdani sorumluluğumuzdan, belki psikolojik çöküşten, diğer sosyal olumsuzluklardan bahsetmek bile istemiyorum.

“Her nimetin bir külfeti vardır” sözü gerçekten çok reel, demokrasinin reel anlamda hayat bulduğu, temelini hakkaniyet ilkesine oturtan, bundan dolayı da her zaman geçerliliğini korumuş, hakkaniyetin bu denli açık ve tarafsız bir şekilde, gerçek ölçülerde ifade edilebildiği bir sözdür. Tüm tarafları eşit ve objektif bir şekilde bağlayan, haklarını ifade eden bir anlamı vardır. Zaten bütün kanunların, yasaların da lafzı ve ruhu bu değimlidir. Toplumların, dolayısıyla toplumu oluşturan bireylerin hak ve hukukunun korunması, yaşam hakkının teminat altına alınması her zaman en geçerli neden ve en temel ilke olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Çünkü yaşam hakkı ilahi bir haktır, kutsaldır ve kesinlikle herkese eşit verilmiş bir haktır.

En temel ilkemiz ve yaşam hakkı en yüce olan değer Hakkaniyet’tir. Dünya tarihinde, her toplumda, her zaman yaşatılan, her zaman en doğru çıkış yolu olan, kurtuluş yolu olan, sığınılan en güvenli yer olan, taşıyabileceğimiz en değerli nişanımız olan, dört elle sarıldığımızda bizi en yükseklere taşıyacak, terkedildiğinde ise toplumun en geçerli çöküş nedeni sayılabilecek gerçekten çok yüce bir ilkedir. Uygulanan tüm sistemlerde bir takım aksaklıklar, atıl kalmış konular olabilmektedir. Bu aksaklıkların bertaraf edilerek yürünebilecek en ortak yolun, birlik ve dirlik içerisinde olabileceğimiz en doğru yerin hakkaniyet ilkesi olduğunu düşünüyorum.

 Var olagelen tüm aksaklıkların, belki atıl kalmış uygulamaların bertaraf edileceğini, en ufak bir şekilde hiç tereddüt etmeden, tam bir azim ve inançla dört elle sarıldığımız, yerine getirdiğimiz yükümlülüklerimiz ile dolayısıyla da muhatabı olduğumuz sorumluluklarımızın değerlendirileceğini ümit ediyorum. İçerisinde yaşadığımız bilgi çağında, yenidünya düzeninde bu ümidimin, güven ve inanç haline geldiğini söylemek istiyorum.

Sonuç olarak; Sayın Noterlerimizin, Noter Odası Başkanlarımızın ve diğer tüm yetkili kurum ve kurullarımızın bu konu üzerinde bir çalışma yapmalarını talep ediyoruz. Onlara olan güven ve inancımızın karşılıksız bırakılmayacağı inanç ve ümidi ile onların da bize olan güvenlerinde hayal kırıklığı yaşamayacaklarını, bu güzide mesleklerini icra ederken yanlarında olmaya devam edeceğimizi içten duygularla ifade etmek istiyorum.

Sağlık ve mutlulukla nice güzel günlere.

Saygılarımla efendim.

Konya 13. Noterliği
Başkatibi İbrahim TEKSÖĞÜT

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar


4 Yorum yapılmış "Noter Katiplerinin Talepleri"

  1. güler öncül demişki 15 Aralık 09 13:46 

    Slm meslektaşlarım,
    Sayın 13.noter Başkatibi İbrahim Bey’in yazısını okuduğumda tüm biz çalışan meslektaşlarımızın tüm sorunlarını, Noter çalışanları olarak ne kadar güzel dile getirmiş. Ben arkadaşımı sonuna kadar destekliyorum. Eline ve yüreğine sağlık diliyorum. Tüm meslektaşlarımızın bu konuda arkadaşımızı destekleyeceği ümidi ile meslektaşlarıma iyi çalışmalar diliyorum.
    İzmir 5. Noter
    Vekili Güler Öncül

  2. Cabir Karahasanoğlu demişki 16 Aralık 09 11:38 

    Değerli Meslakdaşım İbrahim bey ne kadar da güzel yazmışsın,eline,kalemine,aklına sağlık.Bahsedilen taleplerin tüm noterlik çalışanlarının ortak bir talebi olduğu gerçeğini tüm camia bilmektedir.Ama ben mevcut durum muvacehesinde böyle bir düşüncenin gerçekleşebileceğine inanmıyorum.İnşallah zaman beni yanıltır.Selam ve sevgiler.Cabir Karahasanoğlu

  3. ibrahim demişki 16 Aralık 09 21:50 

    Destekleriniz için şükranlarımı sunuyorum.
    Şafak söküyor, ufukların kızıllıklarında seherin son halkaları raksediyor, kuşların cıvıltıları duyulmaya başladı, müjdeli haber yakındır.
    Akıl ve mantık bize her zaman doğru yolu gösterir, inancımız ise bizi zorlu yollardan da geçsek şaşmadan hedefe ulaştırır.
    Kutsal olan, hakkımız olduğunu düşündüğümüz şeye inanmak, inancımız uğrunda mücadele etmektir.
    Saygılarımla efendim …

  4. ibrahim demişki 17 Aralık 09 07:00 

    Bu konuda inanç ve kararlılığımızı ortaya koyalım, birlik olalım ve taleplerimizi büyüklerimize iletelim, büyüklerimizin bu haklı mücadelemizde bize destek vereceklerine ben içten inanıyorum. Çünkü sıkıntıların büyüğünü onlar çektiler ve çekiyorlar, bizi en iyi yine onlar anlar.

Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!