<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Katibiadil &#187; Atatürk ve Noter</title>
	<atom:link href="http://www.katibiadil.com/tag/ataturk-ve-noter/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.katibiadil.com</link>
	<description>Türkiye Noter Katipleri ( Personelleri ) Sitesi Hep Birlikte El Ele</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2011 14:00:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Vasiyeti</title>
		<link>http://www.katibiadil.com/ataturkun-vasiyeti.html</link>
		<comments>http://www.katibiadil.com/ataturkun-vasiyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 14:43:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Noter]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk son sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Vasiyetnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Noter]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün bizlere vasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Vasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Noter]]></category>
		<category><![CDATA[Vasiyetname]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.katibiadil.com/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk’ün vasiyetnamesini nasıl düzenlendiğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak şöyle anlatmıştı; “1938 senesi sonbaharı, Dolmabahçe Sarayı’ndayız. Bir sabah Atatürk’ün yatak odasına girdim. Büyük adam, yatağında başı biraz yüksekte arka üstü yatıyordu. Salonu solgun bir güneş kaplamıştı. Yüzü fildişi rengindeydi. Çehresi her gün biraz daha zayıflayıp uzuyor, o gök mavisi gözleri irileşiyordu. Ben yatağının ayak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">Atatürk’ün vasiyetnamesini nasıl düzenlendiğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak şöyle anlatmıştı; </span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">“1938 senesi sonbaharı, Dolmabahçe Sarayı’ndayız. Bir sabah Atatürk’ün yatak odasına girdim. Büyük adam, yatağında başı biraz yüksekte arka üstü yatıyordu. Salonu solgun bir güneş kaplamıştı. Yüzü fildişi rengindeydi. Çehresi her gün biraz daha zayıflayıp uzuyor, o gök mavisi gözleri irileşiyordu.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">Ben yatağının ayak ucuna doğru, gösterdiği yere oturdum. Her zaman ki suallerini tekrarladı:</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">“Ne haber?”</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">O günlerde Avrupa’da siyasi hava çok bozulmuştu. Atatürk umumi endişelere ve bir takım tehlikeli belirtilere rağmen, Almanların henüz, İtalyanların ise hiç hazırlanmamış olduklarını ileri sürerek müsterih bulunuyor. O sene harp olmayacağını, ihtilafların behemahal bir pamuk ipliğine bağlanacağını, harbi ancak 1939 senesinde veya ondan sonraki senelerde beklemek lazım geldiğini söylüyorlardı.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">Son yirmi dört saat zarfında günlük meselelere dair gelen haberleri hülasa ettim. Görüşünü teyid eder mahiyette olan bu haberleri alaka ile dinliyor, ara sıra bazı şeyler soruyor ve kısa cümlelerle mütalaalar beyan ediyordu. Böyle olmakla beraber düşünceli ve heyecanlı olduğu belliydi.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">Sözlerimi bitirince sağ kolunu bana doğru uzattı. Doktorlar, kati lüzum olmadıkça kuvvet sarfetmesini yasakladıkları için hareketlerinde yardım ediyorduk. Elini tuttum, doğruldu, yatağının içinde bağdaş kurdu. Birkaç dakika denize ve karşı sahile baktı. Belliydi ki heyecanını yenmeye çalışıyordu. Gözlerini bana çevirdiği zaman, uzun kirpiklerinin ıslandığını farkettim. Bütün hastalığı boyunca yanımda gösterdiği yegane zaaf (eğer bu ulvi sükunete zaaf demek uygunsa) buydu. Sonra önüne baktı ve ağır ağır konuşmaya başladı.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">“Bu yolda konuşmak benim içinde, senin için de, ağır bir şey ama başka çaremiz yoktur. Konuşmaya mecburuz çocuk. Hani seninle ara sıra bir işimizden bahsederdik. Hatta bunun içinde kanun çıkarılmıştı: Şu vasiyetname meselesi. Bugün yarın o işi bitirmeliyiz. Nasıl olsa bir gün karnımdan su alınacaktır. Ne olur ne olmaz. Bağırsaklardan biri delinebilir, başka bir arıza olabilir. Herhalde ihtiyatlı olmalı.”</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">ATATÜRK’ÜN VASİYETİNİ </span><span style="color: #ff6600;">NOTER&#8217;</span><span style="color: #ff6600;">E VERİŞİ</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">“Atatürk, 6 Ekim 1938 ‘de Noter’in getirilmesini istemişti. Noter İsmail Kunter Bey, Prof. Neşet Ömer Bey ve ben, yatak odasının altındaki bir odada huzuruna girebilme emrini bekliyorduk. Bu daveti alınca hep beraber üst kata çıktık ve yatak odalarına girdik.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">Vaziyeti şöyleydi; yataktan çıkmış, ipek bir pijama ve yine kırmızı ipek bir rob döşambr giymiş, boynuna koyu vişne renginde ipek bir eşarp bağlamıştı. Denize bakan pencerelerin önüne koydurduğu bir şezlongun üzerine oturmuş sigara içiyordu.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">Bizi görünce hafifçe kımıldandı: “Buyrunuz..” dedi.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">Tam karşısına koydurduğu sandalyelerde üçümüze de yer gösterdi. Hatırımda kaldığına göre Noter İsmail Kunter Bey ile, yeni çıkmış olan Noter Kanunu ve İstanbul’daki noterler üzerine görüştü. Getirilen kahvelerin içilmesini bekledi. Sonra önündeki sigara masasının koyduğu kapalı zarfı aldı:</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #ff6600;">” Bu benim vasiyetnamemdir. İcap ettiği zaman muamelesini yaparsınız…” diyerek zarfı notere verdi.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><em><strong><span style="color: #ff0000;">ATATÜRK’ÜN VASİYETNAMESİ’NİN TAM METNİ</span></strong></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleriyle Çankaya’daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi’ne atideki şartlara, terk ve vasiyet ediyorum:</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">1. Nukut ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">2. Her seneki gibi nemadan, nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule’ye ayda bin, Afet’e 800, Sabiha Gökçen’e 600, Ülkü’ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile’ye şimdiki yüzer lira verilecektir.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">3. Sabiha Gökçen’e bir ev de alınabilecek, ayrıca para verilecektir.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">4. Makbule’nin yaşadığı müddetçe Çankaya’da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">5. İsmet İnönü’nün Çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">6. Her sene nemedan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Kaynak : Ortamcil C o m</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.katibiadil.com/ataturkun-vasiyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

